21.Yüzyıl Eğitim Sistemi Kapsamında Neler Değişmeli?

Türkiye genç nüfus bakımından zengin bir ülke durumdadır. Genç nüfus fazla olduğu için eğitim sistemine yönelik bazı düzenlemeler yapılmıştır. Türkiye’de…

Nisan 10, 2021

gamze-sart-21-yuzyil-egitim-sistemi-kapsaminda-nelerin-degismesi-lazim

Türkiye genç nüfus bakımından zengin bir ülke durumdadır. Genç nüfus fazla olduğu için eğitim sistemine yönelik bazı düzenlemeler yapılmıştır. Türkiye’de öncelikle eğitime başlama yaşı bir yıl geriye alınmıştır. Bir ülkede okullaşma yaşı ne kadar erken olursa o kadar çok öğrenci okuyabilmektedir. Genel olarak bakıldığında; eğitim sistemi bazı dönemlerde değişikliklere ihtiyaç duymaktadır. Ancak bu değişikliklerin her zaman için önemli nedenleri olmuştur. Türkiye’de her birey için zorunlu eğitim yılı ilk başta 8 yıl iken sonraki yıllarda 12 yıla çıkmıştır. Bilindiği gibi OECD ülkelerinde de 12 yıllık bir zorunlu eğitim bulunmaktadır. Tabi temel eğitim süresinin uzatılması, üniversite eğitimine başlama yaşını da artırmaktadır.

Dünya Genelinde Eğitim Sistemi Ne Durumda?

Bugün OECD ülkelerini göz önüne alarak eğitim konusunda bazı konuları daha detaylı açıklayabiliriz. Eğitim sistemi söz konusu olduğunda alınması gereken doğru kararların mevcut olduğunu görmekteyiz. Bugün OECD ülkelerinde 200 milyon genç nüfus olmasına rağmen bunların 100 milyonu üniversiteye yetişememektedir. Yani nüfusun yarısı halen daha üniversite okuyamamaktadır.

Bu duruma neden olan temel sebeplerin en başında maddi imkansızlıklar gelmektedir. Gerçi artık üniversite eğitiminin de çok yeterli olmadığını söyleyebiliriz. Burada bir mantık yanlışının olduğu görülmektedir. İş dünyası, ihtiyaç duyduğu nitelikte kalifiye çalışan aramaktadır. Buna rağmen ihtiyaç duyulan yeterlilikte çalışan bulmak pek mümkün değildir. Yani genç nüfus iş aramakta ve buna rağmen işveren de kalifiye çalışan bulamamaktadır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar yer almaktadır.

Türkiye’deki Eğitim Sistemi Nasıl? Bu Konuda Neler Yapılmalı?

İşverenlerin genç nüfus içerisinde kalifiye çalışan aramalarına rağmen bulamamaları aslında önemli bir sorun olmaktadır. Bu durumun değişmesi için öncelikle eğitimdeki müfredatın içeriğinin değişmesi gerekmektedir. Mevcut eğitim müfredatının teoriye dayalı olduğu görülmektedir. Eğitim sisteminde uygulamaya dayalı çalışmalara fazla yer verilmemektedir.

Bu durumu eleştirmeme rağmen mevcut sistemde halen daha teorik yöntemler uygulanmaktadır. Bir üniversite öğrencisi için gerekli olan eğitim sistemi içerisinde ezbere dayalı test yöntemleri ağırlıkta olmamalıdır. Bu durumdaki öğrenciler projeler yapmalıdır. Hele ki üniversite 3. ve 4.sınıf öğrencilerin çalışmalarının, proje üzerinden yürütülüyor olması gerekmektedir. Peki neden bu şekilde olmalıdır?

Çünkü özellikle üniversite son sınıf öğrencileri 1-2 yıl sonra üniversiteden mezun olarak mesleki alana yönelecektir. Bu öğrencilerin alanda karşılaşacağı durum teorik değil pratik bilgiye dayalı olacaktır. Bu nedenle teorik eğitimlerden ziyade uygulama odaklı eğitimler verilmelidir. Mevcut durumda bunu nasıl yapabiliriz? Eğitim verilen müfredatın uygulamaya dönük bir şekilde değiştirilmesi ile öğrenciler gerçek hayattaki işlere daha hazır hale gelebilmektedir. Bunun aksine yönelik uygulanan eğitim müfredatı ülkeler için ciddi sorunlar oluşturmaktadır.

Eğitimin Daha Nitelikli Olması İçin Bazı Hususlara Dikkat Edilmeli!

Mevcut eğitim sistemi daha verimli hale getirilmelidir. Bunun bir başka yolu ise üniversite-sanayi işbirliği neticesinde mümkün olabilmektedir. Konuya şu bakış açısı ile de bakabiliriz; neden Stanford Üniversitesi mezunları arasında işsizlik oranı %3’lerde iken, standart bir üniversite mezunları arasında bu oran son derece yüksek olmaktadır?

Bu konuyu Türkiye örneği ile de açıklamak mümkündür. Diğer üniversitelere bakıldığında Boğaziçi Üniversitesi ve ODTÜ mezunlarının işsizlik oranlarının daha düşük olduğu dikkat çekmektedir. Çünkü teknoloji transfer ofisleri ve üniversite teknoparkları bu anlamda öğrencilere hocaları ile birlikte staj yapma imkanları sağlamaktadır. Bu durum öğrencilerin uygulamalı bir eğitim alarak kalifiye hale gelmelerine yardımcı olmaktadır. Öğrenciler kısa sürede üniversiteyi bitirip iş dünyasına katılmayı düşünmektedir. Ancak bu durum beraberinde bir de gecikme ortaya koymaktadır.

Steve Jobs’un Stanford Üniversitesi mezuniyet töreninde öğrencilere bu anlamda söylediği söz doğrudur. Onlara ‘iş dünyası için çok geç kaldınız.’ diyerek aslında Türkiye’deki öğrenciler için de dikkate alınması gereken bir soruna parmak basmıştır. Bu konunun üzerinde hassasiyetle durulması gerekmektedir. Öğrenciler aslında lise birinci sınıftan itibaren çalışmaya başlamalıdır. Bu dönemde dahi öğrenciler; kitap tercümesi yapmalı, ders anlatmalı ve benzer çok şeyi denemelidir. Yani herhangi bir gelir beklemeden çalışma hayatını tanımak hedeflenmelidir. Bu modeli en iyi uygulayan ülkelerden biri İsrail’dir.

Gençler Çalışmaya Erken Yaşlarda Başlamalı!

Lise eğitim sistemi gençlerin erken yaşlarda çalışma hayatına girmelerini sağlamalıdır. İsrail’de 8 yıllık eğitimin hemen sonrasında çocuklar her yaz çalışmaktadırlar. Buna yönelik olarak gönüllülük çerçevesi içerisinde stajyer sistemi oldukça gelişmiştir. Buradaki çocuklar; depoda, pazarlamada, muhasebede ve pek çok değişik kademelerde çalışmaktadır. Bu şekilde bir yöntemle gençler önemli pozisyonlarda yer almaktadır. Bizim de bu ve benzeri modellere yönelik girişimlerde bulunmamız gerekmektedir.

21.Yüzyıl Eğitim Sistemi: Mevcut Eğitim Konularının İçeriği Nasıl?

Mevcut eğitim müfredatının içeriğinin çok da ihtiyacı karşılamaya yönelik olmadığı söylenebilir. Mevcut eğitim metotları ve konuları, 21.yüzyılın ihtiyacını karşılamaktan uzak bir yapıya sahiptir. Mesela bugün 21.yüzyılın en önemli konulardan bir tanesi İngilizce dil yeterliliğidir. Bunun yanı sıra bu dönemde teknoloji geliştirme yetkinliklerinin yüksek olması gerekmektedir.

Bugün her bir bireyin en azından dijital pazarlamayı, dijital algıyı ve dijital medya yönetimini öğreniyor olması önemlidir. Bakın, dijital medya yönetimi yalnızca Instagram’a post yüklemekten ibaret değildir. Bu yapının arkasında yer alan algoritmaları anlamak ve değerlendirmek bu anlamda önem kazanmaktadır. Üniversite dönemini kapsayarak 8 yıllık bir eğitim içeriğini oluşturularak zenginleştirilmesine çaba gösterilmelidir.

Öğrenciler Eğitim Sürecinde Neler Yapmalı?

Öğrenciler eğitim sürecinde uygulamaya yönelik girişimlerde bulunmalıdır. Yeni eğitim sistemi 2020 yılında sonraki dönemde şartların elverdiği ölçüde staj imkanları oluşturulmalı ve öğrenciler de stajların yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine katılmalıdır. Bugün TÜBİTAK’ın çok önemli bir çalışması bulunmaktadır. Gençler bu proje kapsamında lise döneminde çalışmalar yapmaktadır.

Bu çalışmaların yalnızca belirli bir kesime yönelik olduğunu görmekteyiz. Bu projelere katılımların daha da yaygınlaştırılması gerekmektedir. Projelerin daha çeşitlendirilmesi ve kesim anlamında derinleştirilmesi oldukça önemlidir. Eğitimde haktan söz ederken fırsat eşitliği kavramını gözden kaçırmamalıyız. Fırsat eşitliği, her bireyin aynı eğitim ve öğrenim şartlarına sahip olmasını gerekli kılmaktadır.

Fırsat eşitliği kavramını şöyle açıklayabiliriz: Bir eldeki beş parmağımıza da baktığımızda ortadaki parmağımızın en uzun parmak olduğunu görürüz. Bu anlamda fırsat eşitliği demek her parmağın orta parmağın hizasına getirilmesini sağlayan imkanların verilmesi demek değildir. En küçük olan baş parmağın kendisine verilen haklar ve imkanlar doğrultusunda özgürce hareket edebilmesi ve kendisini gerçekleştirebilmesini sağlaması demektir.

İnsan vücudunda bugün baş parmak kısa olabilir ancak vücutta inanılmaz fonksiyonlara sahiptir. En basitinden bir örnek verilirse, baş parmak olmadığında o elle kalemi doğru bir şekilde tutmak mümkün olmayacaktır. İnsan vücudunda baş parmak, kalbe giden damarı beslemektedir. Fırsat eşitliği demek her bireyin eğitim haklarını özgürce alabilmesi anlamına gelmektedir.

Öğrencilere Eşit Eğitim Hakkı Tanınmalı!

Fırsat eşitliği kapsamında her öğrenci kendi yeteneklerine göre zenginleştirilmiş eğitim alabilmelidir. Eğitim sistemi bu şekilde revize edildiğinde, mevcut işgücünün zamanla nitelikli bir hale geldiğine tanık olabiliriz. Yeterli bir eğitim sürecinde öğrenciler için önemli olan bir başka konu da kariyer yönetimi olmaktadır.

Kariyer yönetimi, öğrencilerin kendi yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi anlamına gelmektedir. Bu yönlendirme kesinlikle rastgele bir şekilde yapılmamaktadır. Mevcut kariyer testleri doğrultusunda bireylerin yetenekleri ve eğilimleri tespit edilmektedir.

Stratejik Kariyer Yönetimi Neden Önemli?

Bir bireyin en fazla başarı gösterebileceği alan, yeteneklerinin ve ilgisinin olduğu alanlardır. Stratejik kariyer yönetimi de bu anlamda bireylere yol göstermektedir. Türkiye’de çok sayıda kurum tarafından kariyer testleri yapılmaktadır. Ancak bu testlerin pek çoğu yanlış uygulanmaktadır. Testlerin yanlış uygulanmalarının yanı sıra geçerliliğini kaybetmiş testlerin de uygulandıklarına tanık olmaktayız.

Üstelik testleri hatalı bir şekilde uygulayanların sahip oldukları akademik geçmişleri dikkate aldığımızda durum daha vahim hale gelmektedir. Türkiye’de kariyer yönetimi için yeterli sayıda test uygulanmamaktadır. Test sayısının ve niteliğinin artırılması, bireyin eğilimlerinin doğru bir şekilde tespiti açısından gereklidir. Bir testi yanlış uygulayarak yanlış sonuçlar ortaya koymak, bireyin gelişim sürecine zarar veren bir husustur.

Kariyer Testi Uygularken Nelere Dikkat Edilmeli?

Eğitim sistemi içerisinde bireyin ve özellikle öğrencilerin doğru alanlara yönlendirilmesine önem verilmelidir. Bu anlamda kariyer testleri doğru eğilimlerin ortaya koyulmasına yardımcı olmaktadır. Kariyer testi uygulamalarında bir testin en güncel halini uygulamak hususuna dikkat edilmelidir. Öyle ki Türkiye’de bazı testlerin piyasaya çıkış tarihi 1993 olmasına rağmen bu testlerin halen daha kullanıldığına tanık olmaktayız.

Bu testlerin çıkış tarihi eski olmakla birlikte bu tarihten sonra bu testlerin daha ileri versiyonları dahi üretilmiştir. Kullanım tarihi geçmiş olan testlerin, dönemin özelliklerine uygun düşmeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu testlerin kardan çok zararları olduğu dahi söylenebilir.

21.Yüzyıl Eğitim Sistemi: Büyük Değer Üretebilecek Alanlara Gidilmesi Gerekiyor!

Kariyer gelişimi sırasında doğru stratejiler belirlenmelidir. Doğru bir strateji belirlendikten sonra bireylerin kendi hayatlarına yönelik olarak en az 6 yıllık planlara sahip olmaları gerekmektedir. Kariyer gelişimine yönelik olarak yapılan planlamalar, kariyer sürecinde emin adımlarla ilerlemeyi sağlamaktadır. İşte bu noktada, kariyer gelişiminde doğru bir yol haritasını çizmeye yarayan testler önem kazanmaktadır.

Kariyer gelişimine yönelik dünyada binlerce testin var olduğunu söyleyebiliriz. Mesleki gelişimin nasıl olması gerektiği hakkında bilgi veren bu testler, önemli yol göstericiler olarak günümüzde kullanılmaktadır. Bu süreçte bireylerin danışmanlık hizmeti almaları, yararlı sonuçlar sağlamaktadır. Doğru bir danışmanlık hizmeti, kariyer gelişiminin olmazsa olmazıdır.

Kariyer Gelişimi İçin Danışmanlık Hizmeti Sırasında Neler Yapıyoruz?

Mevcut eğitim sistemi öğrencilerin kendilerini en üst düzeyde geliştirerek en iyi yerlere gelmelerini zorunlu kılmaktadır. Eğitim müfredatının yeterli olmadığı durumlarda öğrenciler danışmanlık hizmeti alarak kendilerine yol haritası çizebilmeliler. Bizden danışmanlık hizmeti alan öğrenciler için kesinlikle tek bir test ile yetinmemekteyiz.

Öğrencilerin ya da kariyer gelişimi hedefleyen danışanların tüm becerilerini ve yetkinliklerini ortaya koyan çok sayıda testi profesyonel bir şekilde uygulamaktayız. Bu süreçte tek bir testin sonuçlarına dayanarak karar verenlerin hata yaptıklarını söylemeliyim. Çünkü kariyer testleri tek bir testi dayalı olarak uygulanmamalıdır. Yeterli sayıda ve nitelikteki testler yapılarak doğru sonuçlar elde edilmelidir.

Kaç Test Bu Anlamda Yeterlidir?

Aslında insan eğilimlerini ve kariyer yeteneklerini belirlemek için 2-3 testin de yeterli olmadığını söylemeliyim. Bu anlamda en az 5 testin bir bireye uygulanması gerektiğini savunmaktayım. Bizler bu minimum sayının da üzerine çıkarak garanti sonuçlar elde etmeye odaklıyız. Danışanlarımıza 10 test uygulayarak kesin sonuçlarla bilgiler sağlamaktayız. Üstelik bu süreçte kullandığımız testlerin de Türkiye’deki en güncel halini kullanmaktayız. Türkiye’de bu testlerin eski versiyonları yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.

21.yüzyıl eğitim sistemi hakkında soru ve görüşleriniz için form aracılığıyla Doç. Dr. Gamze Sart’a ulaşabilirsiniz. Güncel konularda hazırlanmış videolara ulaşmak için Doç. Dr. Gamze Sart YouTube kanalına abone olabilirsiniz. Yurt dışında eğitim almak için gerekli olan sınavlara hazırlık sürecinde neler yapılması gerektiğini öğrenmek için aba Yurt Dışı Eğitim ile iletişime geçebilirsiniz.

Adres

İnşirah CD. No 65 Bebek

Telefon

0(212) 287 86 06

E-Posta

info@gamzesart.com

EKİP

Yetenekleriniz, ilgi alanlarınız ve potansiyelinizi keşfetmek için Gamze Sart'a geldiğinizde öncelikle becerilerinizi birlikte analiz ederiz. 

© 2020 GAMZE SART

TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

© 2020 GAMZE SART

Open chat