Ezberci Eğitim öğrencileri eğitmiyor aksine onları eğitim çerçevesinin dışında tutuyor. Bu görüş artık pek çok kesim tarafından kabul görüyor. Ezber; sözlük karşılığı olarak, bir sözü ya da yazıyı hiçbir eksiği olmaksızın anımsayacak ve yineleyecek şekilde akılda tutmak olarak tanımlanıyor. Ezberci eğitim ise; bu tanıma paralel bir şekilde; belirli bir amaç doğrultusunda, bilgilerin istenildiği zaman tekrar edilebilecek biçimde akılda tutulmasını sağlamaya yönelik eğitim şekli olarak ifade ediliyor.

Ezbere dayalı eğitimde bilgilerin kavranması ya da anlaşılmasından ziyade zihinde tutabilmek ve istenildiğinde bilgiyi aynı şekilde sunabilmek önem taşıyor. Öğrencilerin bilgiyi yorumlama, analiz etme gibi yetenekleri bu yaklaşımda oldukça geri planda kalıyor. Bu nedenle bilginin davranışa dönüşmesi ya da yaşamda uygulanabilir olması mümkün olmuyor.

Dijitalleşmenin Eğitime Etkisi

21.yüzyıl Dijital Çağ olarak anılıyor. Bu çağın temelini teknoloji oluşturuyor. Yaşadığımız yüzyılda insanlar ihtiyaçlarının büyük bölümünü dijital platformlar aracılığıyla karşılıyor. Bugün hayatımızın önemli bir bölümünü oluşturan teknolojik gelişmeler, eğitimde de değişime kapı aralıyor. Pandemi süresince yapılan online dersler, online atölyeler ve sınavlar da aslında teknolojinin eğitim anlamında geldiği noktayı ve artık hayatımızın tam da merkezinde yer aldığını gösteriyor.

Teknolojinin geldiği noktayla birlikte ezberci eğitim ve varlığını hala sürdüren geleneksel öğrenme biçimleri yavaş yavaş yerini yeni bir anlayışa ve yeni uygulamalara bırakıyor. Eğitimin hali hazırda var olan bir bilgiyi zihinden tutmaktan ibaret olamayacağı anlaşılıyor.

Eğitim 4.0

Tüm bu gelişmelerle birlikte hayatımıza giren yeni bir kavram var. Eğitim 4.0Eğitim 4.0 ezberci  anlayışının yerine dijital çağın bizlere sunduğu teknolojilerden faydalanmayı amaçlayan yeni bir yaklaşım. Kişiye özel, tecrübe temelli ve öğrencilerin yeni dünya düzeninde kendilerini var edebilecek biçimde eğitilmesini amaçlayan bir yaklaşım.

Bugün öğrencilerin pek çoğu bilgiye erişmek için dijital platformlardan yararlanıyor. Klasik öğrenme biçimleri yerini yeni teknolojilere bırakıyor. Artık öğrenciler okulda ve derslerde yalnızca kitaplardan değil; hareketli grafiklerden, dijital öykülerden, animasyonlardan yararlanıyorlar. Bu yeni yöntemler öğrencilere daha akılda kalıcı, zaman ve mekandan bağımsız, yoruma ve analize açık bir öğrenme deneyimi sunuyor. Eğitim 4.0 ile amaçlanan aslında tam da bu.

Öğrencilerin istediği yer ve zamanda öğrenme imkanına sahip olması büyük önem taşıyor. Dijital platformlar artık buna olanak veriyor ve eğitimi zaman ve mekandan bağımsız kılıyor.

Öğrenciler dijital platformlar aracılığıyla kendi öğrenme biçimlerine ve hızlarına uygun olarak bilgiye erişebiliyorlar. Eğitim 4.0’ın en büyük ve önemli farkı ise proje bazlı öğrenmeyi teşvik ediyor olması. Eğitim 4.0 öğrencilerin edindikleri bilgileri hafızalarında tutmaya çalışmak ya da kağıda aktarmak yerine uygulayarak, kalıcı olarak öğrenmelerine olanak veriyor. Proje bazlı öğrenme, öğrenciye edindiği bilgileri yaşamı içerisinde konumlandırma ve uygulama fırsatı da veriyor.

Ezberci eğitim yavaş yavaş etkinliğini kaybediyor ve dijital çağ karşısında yeniliyor diyebiliriz. Artık teknolojiyi ve bilimi ön planda tutmamız gereken, eleştirel düşünce, analiz ve yorumlamaya önem vermemiz gereken bir çağda yaşıyoruz. Yeni eğitim yaklaşımları, Eğitim 4.0, dijitalleşme gibi konular hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz Doç. Dr. Gamze Sart ile iletişime geçebilir, YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Open chat