Meslek seçimi kişilerin hayatını doğrudan etkileyen önemli bir süreçtir. Yetkinlikler bölümle alakalı olmalıdır. Kişi matematiği sevmiyorsa mühendis olması kolay olmayacaktır. Kişinin aynı şekilde tarih ve coğrafya ile ilgisi bulunmuyorsa yani ezber derslerini sevmiyorsa bu alanda zaten başarılı olamayacağı açıktır. Kişinin bu süreçte ilk iş olarak kendi yatkınlığını doğru bir şekilde bulması gerekmektedir. Kişi kendi yetkinliğini bulduktan sonra üniversitede bu alana yönelik bölümü bulmalıdır. Bölümü bulduktan sonra da iş bitmemektedir.

Benim üniversiteden onlarca arkadaşım var ve hepimiz aynı bölümden mezun olmamıza rağmen, hiçbirimiz aynı işi yapmıyoruz. Yani bu süreçte doğru bölümleri bulduktan sonra doğru alanları bulmaya sıra gelmektedir. Bu noktada ihtisaslaşma ön plana çıkmaktadır. Üniversite meslek seçimi için önemli bir aşama olmaktadır.

Meslek Seçimi İçin Alan ve Bölümü Tercihi

Alan ve bölüm seçimi yaparken dünyada istenenin ne olduğunu bilmek gerekmektedir. Günümüzde; psikoloji, eğitim, tıp, diş hekimliği, eczacılık, biyoteknoloji, mühendislik ve mimarlık gibi alanlarda büyük bir talep var. Ama özellikle; sanat, işletme, görsel sanatlar ve sosyal bilimlerde ciddi bir azalma var. Bu durumda şunu görmemiz gerekiyor. Kişi ne olursa olsun sosyal bilimleri seviyor olsa bile ona uygun olarak 21.yüzyıla uyan bir alana doğru yönlendirilmesi gerekmektedir.

“Sosyoloji okumalıyım” ya da “Antropoloji okumalıyım ama bu eğitimi şöyle almalıyım” tarzında bir düşünce yapısına sahip olunmalıdır. Öğrenci için en önemli husus, yatkınlığına göre doğru bölümü bulması ve ilgi alanlarına göre de üniversite seçimini yapmasıdır. Üniversite ikinci sınıfa gelen öğrencinin de mesleki yatkınlığa yönelik olarak kendini geliştirmesi gerekmektedir. Çünkü tıp doktoru olan birinin mesleği cerrahlık olabilir. Ya da tıp doktoru olarak başka alanlarda ve bölümlerde çalışılabilir. Bugün Aziz Sancar tıp doktorudur, onun sınıf arkadaşları arasında yer alan pek çok tıp doktoru, tıp doktoru olarak görev yapmamaktadır. Bu kişilerden bazılarının meslekleri; biyokimya ve biyomedikal gibi alanlar olmuştur. Bu kişilerden bazıları da laboratuvarda çalışmaktadır. Öze bakıldığında hepsi tıp doktorudur.

Yanımıza gelen öğrencilerden bazıları tıp konusunda yüksek bir kapasiteye sahip olmalarına rağmen, örneğin kendilerini kan tutma gibi durumlar yaşayabildikleri için kan görmek istemediklerini belirtmektedir. Örneğin bu öğrenciler tıp okumalı ancak başka alanlarda görev almaları gerekmektedir. Bu gibi öğrencilerin AR-GE ya da laboratuvar alanında faaliyet göstermesi doğru olacaktır. Bu tarz örnekler göz önüne alınarak, çocukların yetkinlikleri dikkate göz ardı edilmemelidir. Çocuğun yetkinliklerine göre AR-GE alanında mı olması gerektiği yoksa girişimci mi olması gerektiği tespit edilmelidir. Bu süreçte çocuğun mesleki gelişimine bakmaktayız, insan odaklı mı değil mi diye… Örneğin bir formasyon dersinde 500 kişinin ders aldığını düşünün. Oradaki 500 kişi de öğretmen. Ancak aralarında farklı özelliklere sahip olanlar her zaman fark oluşturacaktır.

Çocuklara Yaklaşım

Meslek seçimi aşamasına gelmeden önce çocukluk dönemi önemli olmaktadır. Covid’in belki de en büyük faydası bu oldu. İnsanlar oturup kaliteli içerikleri dinlemeye başladılar. Aynı meslekte olanlar arasında bazı nüanslar bulunmaktadır. Kariyer çok içerikli bir konudur. Öğrencinin o yüzden yaşına göre gelişim psikolojisine uygun olarak yaşamın getirdiği yapıya göre onun hazmedebileceği alanı oluşturmak gerekmektedir. Biz buna çok önem vermekteyiz. Bu bağlamda 0-6 yaş grubu oldukça önemli olmaktadır. 0-6 yaştaki ilk 3 yıl inanılmaz dikkate alınması gereken yaş grubudur. Bu süreçte annelere çok ciddi anlamda iş düşmektedir. Bu süreçte anne eğitimi çok önemlidir. Anne ve çocuk ilişkisi önem kazanmaktadır. Bu sürede aile de önemli olmaktadır. 6-12 yaş arasında öğretmen önemli bir role sahiptir.

İlköğretimin ilk 4 yılı bu anlamda dikkate alınması gereken yıllardır. 5 yaşından 8 yaşına kadarki döneme özel bir önem vermekteyiz. Bu dönemlerde özgüven konusu önem kazanmaktadır. Kız çocuklarının önemli bir bölüm okumasını önleyen durum “ben yapamam” korkusu olmaktadır. Kişinin bir şeyi yapabileceğine inanması son derece önemlidir. Eğitim sürecinin devamında doğru lise seçimi de önemlidir. Lise seçiminden sonra doğru alan seçimi önem kazanmaktadır. Alanla birlikte üniversitede bölüm seçimi, üniversitede ihtisaslaşılacak alan seçimi, mesleki yatkınlığın belirlenmesi, kişinin hayatta oynayacağı roller ve dünyanın ihtiyacına göre kişinin yönlendirilmesi konuları hayati bir öneme sahiptir. Yeteneğe göre meslek seçimi başarıyı sağlamada önemli olmaktadır.

Konu ile ilgili her türlü sorunuz ve uzman desteği için bizimle iletişime geçebilir, Doç. Dr. Gamze Sart’ın web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Open chat