Gelecekteki meslekler neler olacak konusu merak edilmektedir. Türkiye’de sık görülen durumlardan birisi konfor alanının zorlanmamasıdır. Kişilerin belirli bir alanı bulunmakta ve bu alanın içerisinde hareket edilmektedirler. Amerika’daki iş ve eğitim başvurularında sorulan ve dikkate alınan sorulardan biri de konfor alanına yönelik olmaktadır. Amerika’daki en iyi üniversiteler kabul alırken şöyle bir soru sormaktadır: “Ne zaman konfor alanını zorladın.” Konfor alanının zorlanması bir bisikletin lastiğinin değiştirilmesi bile olabilir. Bireylerin en büyük sorunlarından bir tanesi, sahip oldukları konfor alanını terk etmiyor olmalarıdır. Hep bu alanın içerisinde yaşamaktadırlar.

Eğitim sürecinde yer alan öğrencilerle iyi ilişkiler kurulduğundan öğrencilerin, sahip oldukları alışkanlıklarını değiştirmeye meyilli oldukları görülmektedir. Hatta kendi öğrencilerim arasında oyun oynamaya ciddi anlamda zaman ayıran bir öğrencim bulunmaktaydı. Bu öğrencimin alanı aslında görsel zekaya yönelik bir alan olmalıydı. Kendisi, görsel efektlere ciddi anlamda ilgi duyuyordu. Onun için; mimarlık, görsel sanatlar, endüstriyel tasarım ya da animasyon gibi mesleklerden birini seçtim. Bu alanlarda gelişmesi için bilgisayarına bir yazılım indirmesini istedim. Bu öğrencim, bilgisayar oyunlarını bırakarak bütün zamanını bu programa harcamaya başladı.

Öğrencimin ailesi, bu durum için tedirgin olsa da, aslında öğrencim tüketim durumundan üretim konumuna geçmeyi başarmıştı. Bu öğrencim, tüketici konumdan üretici konuma geçtiği için bugün birçok okuldan kabul almayı başardı. Aynı zamanda bu öğrencim çok sayıda burs almaya da hak kazanmıştır. Bu sonucun oluşabilmesindeki en önemli neden; öğrencimin beceri alanını ve yetkinliğini özellikle bulmak ve öğrencimi bulduğum bu alana yönlendirmek olmuştur.

Gelecekteki Meslekler Merak Ediliyor

Gelecekteki meslekler bugünden yatırım yapılması gereken mesleklerdir. 21. yüzyılda bu durumu sıklıkla anlatmaktayım. Normalde 1990 doğumu öncesi olanlar için Covid öncesinde öngörülen yaş, Türkiye için 107 olmaktaydı. Dünya’daki bazı ülkeler için bu yaş 109 olarak öngörülmekteydi. 1990 sonrasındaki doğumlular için de özellikle 115 olarak görülmekteydi. Hatta Covid ile ilgili bu konuda da pek çok komplo teorisi bulunmaktadır. Bu teoriler arasında; özellikle yaşlıların hasta edilerek emeklilik maaşlarının ödenmemesi istendiği tarzında konuşmalar da yer almıştır. Konu ne olursa olsun, sonuç olarak insan yaşamı, çok önemli bir noktaya gelecektir. Çünkü insan yaşamı artık 65 ya da 70’li yaşlarda değil 100’lü yaşlara ulaştığı için insan yaşamının sürdürülebilirliği çok önemli bir konu haline gelmektedir.

Önü Açık Meslekler Hangileridir?

Gelecekteki meslekler yani önü açık meslekler için şu alanlar dikkat çekmektedir:

  • Psikoloji,
  • Sinir bilim,
  • Eğitim,
  • Tıp,
  • Eczacılık,
  • Diş hekimliği (özellikle yaşlılık için diş hekimliği oldukça önemlidir),
  • Biyoteknoloji (içinde genetiği ve akıllı tarımı bulunduran alan).

Yapılan çalışmalarda, en fazla 1990 sonrasında en büyük değişim (2003 ve 2008 yılında da çok büyük değişimler oldu) Covid ile görüldü. Bu değişimden sonra dünya ticaretinin %70’i; insan, yaşam ve sağlık bilimleri alanında ilerleyecektir. Yapay zeka, eğitim ve sosyal bilimler de bu alana çalışacaktır. Yani sosyal bilimciler sağlık sosyolojisi, antropoloji ile ilgilenenler ise sağlık antropolojisi üzerine çalışacaktır. Psikologların 1/3’ü insan sağlığı (paranoya, şizofreni, kaygı bozuklukları) üzerine çalışırken psikologların 2/3’ü de insan yaşamında ruh sağlığının ve yüksek farkındalığın artırılması için çalışacaktır.

Ayrıca öğrenme üzerine de bu psikologlar çalışacaktır. Mesela ben o şekilde çalışan bir hocayım. Ben daha proaktif çalışmayı, kriz çalışmaya yerine tercih etmekteyim. Yani krizi değil de daha çok öğrenciyi öğreten proaktif yaklaşımdan yanayım. Biyoteknoloji; yani içerisinde sağlık ve çevrenin olduğu alanlar ciddi anlamda büyücektir. Bu alanlarda çok büyük gelişimler yaşanacaktır. Geriye kalan, %3 ya da %5’lik düzeyde kalan kısım özellikle sosyal bilimler (tarih, sosyoloji) alanına yönelecektir.

Gelecekteki Üniversite Bölümleri İçin Nasıl Bir Plan Yapılmaktadır?

Sosyal bilimler alanında büyük bir küçülme şu an için de mevcuttur. Bu nedenle YÖK de bu konuda ciddi bir hazırlık yapmaktadır. Bu kapsamda, üniversitelerin bazı bölümleri yeniden revize edilmiştir. Sanat alanında çok büyük bir azalma mevcuttur. Dijital alandaki yapılanmayla birlikte sanata olan ilgi de azalmaktadır. Ancak görüldüğü üzere; kimya mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği, makine mühendisliği ve mimarlıkla birlikte toplam %30 ya da %35’luk bir kesim bu alanlarda çalışmaktadır.

Gelecekteki meslekler için uyum sağlamak adına bütün üniversiteler müfredatlarını değiştirmektedir. Derslerin içerikleri revize edilmektedir. Bu süreçte ayrıca online eğitim de çok ciddi anlamda devreye girecektir. Çünkü üniversiteler bu online eğitimi 10 yıldan fazla bir süredir zaten konuşmaktadır. Covid nedeniyle de bu süreç daha da hızlanacaktır. İlerleyen zamanlarda üniversitelerdeki lisans derslerinin, özellikle ilk iki yılındaki dersler online olarak alınacaktır.

Bu süreçte, üniversite öğrencileri ile birlikte akademisyenler de daha çok AR-GE çalışmaları yapan, insanlık için büyük patent oluşturabilecekleri alanlarda çalışıyor olacaktır. Bu anlamda Türk çocuklar daha şanslıdır. Çünkü Amerika’da bütün eğitim paralıdır ve öğrenci kredileri de ciddi anlamda arttığı için Amerika’daki pek çok üniversite yakın zamanda kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Bu üniversitelerin pek çoğu online sistemlere geçecektir. Özellikle lise derslerinde ciddi anlamda değişiklikler olacaktır.

Gelecekteki Meslekler: Üniversite Eğitimi Dışındaki Eğitim Dönemleri Nasıl Olacaktır?

Okul öncesi ile birlikte ilkokulun ilk 4 senesinin yüz yüze eğitim şeklinde gerçekleşmesi oldukça önemlidir. Çocuk bu dönemlerde soyut ve somut kavramları bilemediği için mutlaka bir öğretmenin; kolaylaştırıcılığına, öğrenme sürecine etkisine ve öğretme becerisine ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, dünya ciddi anlamda bir değişime uğrayacaktır. Yaşam boyu eğitim de bu süreçte ciddi anlamda büyüyecektir.

Öğrenciler için artık olmazsa olmazlar arasında sayılan iki konu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; öğrencilerin İngilizcelerinin çok iyi olmalarıdır. Gerçek anlamda, anadilleri kadar iyi bir şekilde bu dili öğrenmek ve kendi anadilleri ile birlikte İngilizceyi çok iyi bir şekilde kullanıyor olabilmeleri gerekmektedir. İkincisi ise; özellikle geçen gün bir videoda da paylaştığım gibi, Elon Musk, özellikle kendi şirketi için aradığı kodlama dillerini açıklamıştır. Bu dillerin başında; Phyton ve C++ dilleri gelmektedir. İkinci olarak öğrenciler bilgisayar dilleri konusunda yetkinliklerini artırılmalıdır. Bu anlamda eğitim tekrardan yapılanacaktır. Mutlaka, geleceği olan meslekler için en önemli amaç, en önemli yetkinlik şu olacak; “Çevik öğrenici olmak.”

Her şeyi çabuk öğrenen yani direnci yüksek, çabuk kavrayan bir yapı içerisinde olmak gerekecektir. Bu nedenle bizim öğrencilerimiz ciddi anlamda çok şanslıdır. Bizim çocuklarımız bu anlamda yetkin durumdalar. Her türlü yeni teknolojiye çok hızlı bir şekilde adapte olmaktadırlar. Çocuklarımız gerçek anlamda çok çevikler ve dayanıklılıkları çok fazladır. Bu nedenle biz 21.yüzyılda öğrenmeyi öğretmeye gerek duymadan, çabuk ve doğru yerden öğretmeyi öğretiyor olacağız. Asıl mesele de budur. Her çıkan yeni alanın bu bakış açısı ile değerlendiriliyor olması önemlidir.

Meslek seçimiyle ilgili her türlü sorunuz ve uzman desteği için bizimle iletişime geçebilir, Doç. Dr. Gamze Sart’ın web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Open chat