Son yıllarda beyin göçü oldukça yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından yaşanan bu göçler ile çoğu genç nüfus yabancı ülkelere gitmektedir. Türkiye’de iş sahalarında yaşanan aksaklıklar ve engeller sonucunda meslek sahibi kişiler ile bilhassa öğrenciler çareyi yurt dışına çıkmada bulmaktadırlar. İş alanlarında karşılaşılan maddi ve manevi sıkıntılar açısından özellikle kalifiye olan kişiler yurt dışına çıkarak işlerini orada devam ettirme arzusundadırlar.

Yurt dışına çıkmak ve orada yeni bir hayat kurmak her ne kadar kolay gözükse de yurt dışına çıkmanın da kendine göre zorlukları bulunmaktadır. Bu zorlukların başında aileden uzak kalmak ve farklı bir ortama girmek başta gelmektedir. Ayrıca iyi bir eğitiminiz yoksa eğer dil konusunda ve iletişimde de oldukça zorlanıldığı görülmektedir. Aba Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi olarak bünyemizde bulunan öğrencilerimize başta dil eğitimi olmak üzere eğitimlerinde gerekli olan tüm kolaylıkları sunmaya gayret göstermekteyiz. Eğitimcilerimiz tarafından desteklenen dil eğitimleri sayesinde gittiğiniz yurt dışı eğitim programlarında rahatça hareket edebilmektesiniz. Beyin göçü örnekleri arasında günümüzde en fazla gerçekleştirilenler; Almanya, Kanada, İngiltere ve ABD olmaktadır.

Beyin Göçü Nedir? Beyin Göçünün Nedenleri Nelerdir?

Beyin göçü nedir ve beyin göçü ne demektir soruları geçmişten günümüze kadar gelmiş olan merak unsurları arasında yer almaktadır. Sorunun cevabını açıklayacak olursak; yetişmesi için büyük kaynakların gerekli olduğu veya yetiştirildikten sonra bulunduğu ülkede gereken ilgiyi ve alakayı görmeyen bilim insanının daha gelişmiş olan bir ülkeye gitmesini ifade etmektedir. Vasıflı insan gücü olarak da tabir edilen bu kavram genellikle kendini mühendislik ve tıp alanlarında göstermektedir. İyi eğitim almış, üretmeyi seven, sürekli düşünmeyi amaç edinmiş nitelikli çalışanların görev yapmak üzere gelişmiş olan bir ülkeye gitmesi durumuna karşılık gelmektedir.

Beyin göçü kavramından bahsetmek için terk edilen ülkenin göç edilen ülkeye göre gelişmişlik seviyesinin düşük olması gerekmektedir. Ülkeler arasındaki olanaklar açısından da belli bir farkın olması kriterler arasında bulunmaktadır. Bu kavram özellikle bilim olarak kendini geliştirmiş ülkelere yönelik yapılan kaynak aktarımını ifade etmektedir. Göçün ilk olarak görüldüğü ve kaynaklara geçildiği yerlerin başında Kanada ve ABD gelmektedir. 1960’lı yıllarda İngiltere’den yapılan göçler bu doğrultuda kayıtlara geçmiş bulunmaktadır.

Yurt Dışında Karşılaşılan Zorluklar Nelerdir?

Beyin göçü yapan özellikle üniversite öğrencileri gittikleri ülkelerde çoğu zorlukla mücadele etmektedir. Dil konusunda yaşanılan sıkıntıların başta geliyor olması ile beraber para kazanma açısından da zorluklar yaşanmaktadır. Özellikle öğrencilerin almış oldukları harçlar ile geçimlerini sağlamaları oldukça zor olmaktadır. Öğrenciler bu süreçte hem okuyup hem de ek işler ile geçimlerini sağlamaktadırlar. Çoğu gençler gittikleri ülkeler de kendi ihtiyaçlarını karşılayarak hayat mücadelesini öğrenmeye çalışmaktadırlar.

Dünya sektörü içerisinde yer alan Google, Facebook gibi bilişimin ön planda tutulduğu alanlar yüksek mühendislik isteyen iş kollarındandır. Özellikle bu firmalar çalıştırdıkları elemanlara yüksek maaş vererek kendilerine olan cazibeyi her geçen gün artırmaktadır. Bunu bilen çoğu genç insanlar orada çalışarak yüksek maaş kazanma gayretine girmektedirler. Oysa Aba psikoloji ve danışmanlık olarak bizler öğrencilerimizi iş aramak yerine iş kurma konusunda özendirmeye çalışmaktayız. Eğitim sürecinin her adımında yanında bulunduğumuz öğrencilerimizin çoğu bu günlerde kendi iş sahalarını kurarak Türkiye’den yapılan beyin göçü durumunun önüne geçmeyi amaçlamaktadırlar. Öğrencilerimizin büyük çoğunluğu eğitim içerikli start-up’lar kurarak Türkiye üzerinden tüm dünyaya iş yapmaktadırlar.

Türkiye’deki Start-Up Alanları

Beyin göçü nedenleri arasında yer alan gelişmiş ülkelere yönelik tercihler dünya ülkeleri arasındaki göçü çarpık bir şekilde gerçekleştirmektedir. Günümüz Türkiye’sinde Amerika’ya gitmeye gerek kalmadan rahatlıkla bilişim sistemleri üzerinden iş yapılabilmektedir. Özellikle Türkiye’de yer alan ODTÜ Teknokent ve İTÜ’de yer alan start-up’lar ihtiyaç duyulan strateji planlarını üretmede son derece önemli adımlar atmaktadır. Bu Teknokent’ler sayesinde Türkiye bilişim alanında çok yüksek ihracat rakamlarına imza atmaktadır.

Almanya’da gerçekleştirilen 2014 yılı raporlarına göre dünya 2025 yılında; Almanya, İngiltere ve Kanada olmak üzere bilişimde oldukça gelişme gösteren ülkelere beyin göçü yaşanacağı üzerine öngörüde bulunmuştur. Ayrıca bu rapor içerisinde bulunan psikolojik testlerin hazırlanmasında da Aba psikoloji ve Danışmanlık olarak bizlerde görev alarak çalışmalarda bulunduk. Bizlerinde katılmış olduğu bu rapora göre özellikle entelektüel seviyesi yüksek olan genç insan gücüne ihtiyaç duyulmaktadır.

Yine bu raporlar gösteriyor ki; 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’yı Almanya yapan Türkiye’den göç edenlerin üstün çabaları olmuştur. Genç beyin gücünün en yüksek ülke sıralamalarında ilk sırada yer alan Türkiye olduğundan Almanya zaman içerisinde Türkiye’nin bu yönünden sıklıkla faydalanmıştır. Çünkü bir sistemin gelişmesini isteyen için önemli olan güç ve girdi insandır. Bilişimden tutun da tüm sektörlerin ilerletilmesinde insanın öngörüsü, yaklaşımı ve kalitesi ile fark atılabilmektedir. Bu fark kişinin kendi doğasında yer almaktadır. Bu kabiliyet para ile satın alınamamakta ya da bedava kazanılmamaktadır. Kişiler deneyimle bu farkları kendilerinde oluşturmaktadırlar.

Open chat