Buhar gücünün devreye girdiği dönemdeki değişim ne kadar farklı ise, bugün “Endüstri 4.0” veya değişim için dijitalleşme de aynı şekilde gündem konusu olarak karşımıza çıktı. Henry Ford’un ilk otomobil fabrikasında üretim bandını kullanıyor olması gerçekten bir ilk farklılıktı ve ilk gelişimdi. Ford’un otomobil dünyasına getirmiş olduğu bant sistemi özellikle Japon arabalarının devreye girmesi ve üretimindeki değişimiyle bir başka boyut kazandı. Toyota’nın özellikle … inovasyon kavramı, bugün üretimimizi tamamen değiştirdi. …inovasyon bize, otomasyonun da getirmiş olduğu farklılıkla beraber kolaylıkla heryerde her koşulda o üretimin takip edilmesine imkân verdi. Artık üretimi daha verimli, daha üretken ve daha farklı şekilde sağlarken, aynı zamanda özellikle müşterinin ihtiyacına yönelik olarak da yeni modellerin, yeni tasarımların oluşturulması sağlandı.

 

 

 

 

 

 

 

Deloitte’un 2013 küresel üretim rekabet gücü endeksi raporuna göre geçtiğimiz 60 yılın endüstriyel güçleri, üretim rekabetindeki üstünlüklerini büyük bir hızla Çin, Hindistan ve Brezilya’nın öncülük ettiği yükselen ekonomilere kaptırmış durumda. Yani Batı, yüzyıllardır elinde bulundurduğu gücü kaybetme noktasında. Bununla mücadele etmek için üç ana unsurda gelişmeye ihtiyacı var. Birincisi: Hız. Pazara giriş süresini kısaltmak istiyor. İkincisi: Esneklik. Aynı üretim hatlarının daha esnek, farklı, kişiselleştirilmiş ürünleri kullanmak ve üretimini yapmayı kolaylaştırmak istiyor. Üçüncüsü: Verimlilik. Daha az kas gücü ve girdi ile daha yüksek kârlılık elde etmek istiyor.

2011 yılında Hannover Fuarı’nda özellikle Almanya, “Endüstri 4.0” kavramını dile getirdi. Bu dile getirişin en önemli sebeplerinden bir tanesi, özellikle Almanya’nın otomotiv sektöründeki liderliğini koruması. Japonya, bu arada, toplumda bu değişimi 5.0 olarak nitelendiriyor. İngiltere, özellikle birinci endüstri devrimini üstlenmiş ve merkez olarak da bu değişimi 4. değişim ya da 4. endüstri değişimi olarak tanımlıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde özellikle Almanlar’a karşı bir tavır olduğu için Endüstri 4.0 kavramını kullanmaktan çekiniyorlar ve bu değişimi “dijital değişim” olarak adlandırıyorlar.

Endüstri 4.0’ın gelişmesi için hangi teknolojiler kullanılacak? Peki bir de onlara bakalım.

Birincisi, siber fiziksel sistemler. “Syber physicals” diye geçiyor. Siber dünyada bilgi alışverişini yönetebilen ve veri takip edip işleme yeteneği ile donatılmış fiziki sensörlerin kullanımı ile imalat ortamlarını tanımlayan ve takip eden sistemler. İkincisi, dikey ve yatay entegrasyon. Yani, gerçek zamanlı bilginin tüm sistemlerden alınabilmesi ve yorumlanması. Üretim süreçlerinde ve normalde parça parça bulunan çözümlerin birbiri ile irtibatta ve izlenebilir olması. Üçüncüsü, otonom robotlar. Çok sayıda robotların imalat sistemlerinde Endüstri 3.0’dan farklı olarak statik bir şekilde değil, dinamik bir şekilde; sürekli, her an iş yapan robotlar haline gelmesi. Dördüncüsü, arttırılmış gerçeklik. Sanal dünya ile gerçek dünya iç içe giriyor ve özel gözlükler sayesinde sanal olarak modellenen her türlü sistem, gerçek sistemler üzerinde işlem yapabilme olanağı veriyor. Çok meşhur olan “nesnelerin interneti”. IOT (Internet of Things) diye biliyoruz. Adından da anlaşılacağı üzere her nesnenin internete bağlanır bir şekilde, birbiri ile iletişim halinde olması demek. Bu taşınan ve işlenen anlamlı bilgi, özellikle altıncı gündemi oluşturuyor. Bunun adı büyük veri ve analizi. Kısacası, toplanan bilgi kümeleniyor ve daha anlamlı bir şekle getirilerek aralarındaki ilişkiler tanımlanıyor ve daha derinlemesine bilgi ediniliyor. Yedinci en önemli alan ise, Bulut Teknolojisi. Veri depolama ve işleme ile ilgili aklınıza gelebilecek her türlü bilginin ânında belli bir şekilde korunmasına ve kullanılmasına olanak veriyor. Eklemeli üretim. Üretimde üç boyutlu yazıcıların kullanılması. Bugün özellikle yedek parçanın alındığı veya yedeklenebilecek ürünlerin artık sıfır stok ile takibi mümkün. En önemli dokuzuncu adım ise, Akıllı Şebekeler, ya da şebeke güvenliği. “Cyber Security” olarak tanımlanıyor. Bu kadar fazla verinin bulunduğu, bu kadar da fazla sensörün iletişim kurduğu bir sistemde sorunsuz bir işlem yapabilmek neredeyse imkânsız. Bu nedenden dolayı daha zeki, daha güvenilir bir şebeke sistemine ihtiyaç var. Endüstri 4.0’ın en son adımlarından bir tanesi: önleyici bakım uygulamaları ve kalite. Makinelerin birbirleriyle iletişim halinde insan kas gücünden uzak çalışmalarından dolayı doğabilecek olası sorunları önceden tespit edebilmek için öngörülen, tedbir alınması gereken ve endüstri yaşamını daha iyi hale getirmek için var olmayı sağlayan bir sistem bu.

4.Sanayi Devrimi” diye tanımladığımız 2008 sonrasındaki bu gelişim yapay zekâ ile farklı bir boyut kazandı. Yapay zekâdaki yetkinlik önümüzdeki dönemde ülkelerin zenginliklerini ve hatta pozisyonlarını bile etkileyecek. Dijital dönüşüm ya da Endüstri 4.0 deyin, ne derseniz deyin. Ama sonuçta büyük bir değişim kapımızda. Dijitalleşme ya da Endüstri 4.0’ı yakalamamanın maliyeti çok yüksek olacak.

Konu ile ilgili daha fazla bilgi alabilmek için YouTube videoma göz atabilirsiniz.

Open chat