“Akıllanmış” tarım stratejileri aslında bugünkü pek çok ihtiyacımızı karşılar durumda. Özellikle “akıllı tarlalar”ın oluşması için suyu, nemi, sıcaklığı ölçen bir sistem oluşturuluyor. Üstelik her an, her yerden takip edilebilecek bir sistem.

İnsan nüfusunun 10 milyara çıkacağı bir dünyada artık gıdanın daha iyi kontrol edilmesi gerekiyor. Yenilikçi uygulamalar şart. Bu süreç içinde yapılması gereken en önemli iş elbette ki dijital dönüşümün getirmiş olduğu teknolojik gelişimden faydalanabilmek. “Nesnelerin İnterneti” bu anlamda o yüzden çok önemli. Çünkü gerçekte bizim bütün kullandığımız gıdanın özellikle tohumdan taa sofraya kadar takibini sağlayabilecek bir sistem bize sunuyor. Günümüzde kısacası nesnelerin interneti; evlerin, fabrikaların ya da şehirlerin yanı sıra; en önemlisi çiftliklerin, tarlaların, seraların daha yoğun bir şekilde kullanımını ve takip edilmeye başlanmasını sağladı. “Yeşil devrim” olarak nitelendiriliyor. Çünkü artık “akıllı tarım” yöntemi ile çiftçiler, tarlalarını tablet ya da telefondan kolay bir şekilde kontrol edebilecek ve böylece de sulamaya kadar pek çok işlemi uzaktan kolayca halledebilecek konumdalar.

Nesnelerin interneti aslında çağımızın “sürdürülebilirlik” kavramı içinde özellikle gıdanın kontrolünü sağlıyor. İlk defa tarlada gerçekte ne olduğunu görebilmek ve bu anlamda da tedbir almak mümkün. Nesnelerin interneti sayesinde gittikçe azalan su kaynaklarının daha iyi kullanılması da mümkün oluyor. Özellikle toprağın farklı seviyelerinde kullanılan sensörler vasıtasıyla süreç çok daha detaylı bir şekilde takip ediliyor. Sıcaklık, nem, mantar oluşumu ya da toprağın elektriksel iletkenliği gibi değerler ölçülebiliyor. Üreticiler mobil haldeyken dahi birçok bilgiye ânında ulaşırlarken, bitkinin büyümesini yakından takip ederek zararlı hastalıklar ve organizmalara karşı da önceden hareket edebiliyorlar. İlaçlama ve gübreleme gibi tarımsal üretim sürecinde kritik öneme sahip olan işlemlerin doğru zamanda, gerekli ölçüde ve gereken yerlerde yapılmasını sağlamak da mümkün. Bu sayede çiftçilerin pek çok riski minimize ediliyor. İş yükleri azalmakla kalmıyor, aynı zamanda bu anlamda sürecin kontrolü de sağlanmış oluyor. Geleceğin akıllı çiflikleri için sadece bu tür takip sistemlerine değil, yeni tarım araçlarına da ihtiyaç var. Dronelar(Dron) sayesinde hiç ulaşılamayan yerlere ilaç ya da belli bir şekilde tohum atmak mümkün. Bu tür araçların artık stratejik olarak kullanılması şart.

Tarımsal üretim faaliyetlerinin ötesinde, özellikle yenilikçi uygulamaların depolama ve dağıtım süreçlerinde de kullanılması önemli bir konu. Telefonlardaki; mahsullerin durumunu raporlayan sistemlere ya da tüketiciye besinin üretim süreci hakkında bilgi veren uygulamalara kadar birçok yeni konu gündemde. Tüm kaynakların doğru kullanımını sağlayacak bu dijital teknolojiler sayesinde asıl önemli olan insan sağlığının daha iyi hale gelmesi. Nesnelerin interneti sayesinde sadece tarımsal bölgedeki gelişim değil, doğal tüm kaynaklarımızı daha iyi kullanmamız mümkün olabilir. Hal böyle iken bu tür dijital kullanımların tarım bölgelerinde kullanımını artırmak gerekiyor. Aynı zamanda bu konu ile ilgili olarak önemli yatırım kaynaklarını da bu alana sevk etmek lazım.