Bu sene, özellikle, İngiltere’de çalışma izninin iki sene daha uzun veriliyor olmasından dolayı İngiltere’ye başvurularda büyük bir artış var. Oxford Üniversitesi bu sene geçen seneye nazaran 2,5 misli daha fazla başvuru aldı. Sadece Türkiye’den değil, bütün, global anlamda pek çok öğrenci Amerika, Kanada ya da Avrupa’ya gitmektense daha çok, tercihlerini İngiltere’den yana kullanmaya başladılar. Bu nedenden dolayı İngiltere’deki üniversiteler de gelen talebi karşılayabilmek için elbette ki kriterlerini birazcık değiştirdi.

 

 

 

 

 

 

Üniversiteler artık özel anlamda IB sınavında high levelda 19 istiyorlar. Yani alacağınız 3 high level dersinizin toplamının 21 yerine 19 olmasını istiyorlar. O yüzden İngiltere, bütün üniversiteler nezdinde farklı bir gündemi daha açmış konumda. Oxford ve Cambridge üniversiteleri ise şu anda tam öğrencilerini interviewlar(mülâkat) için tercih edip, bu anlamda davetlerini göndermiş konumda. Bu da şunu gösteriyor ki özellikle Oxford ve Cambridge’te interview alan öğrencilerin çoğunun birinci derecede SAT skorları 1.460’ın üstünde, ve özellikle de AP’de ya da IB’de belli bir puana sahipler. AP’de ve IB’nin daha da ötesinde, Cambridge ve Oxford’un kendi yapmış oldukları sınavlarda yüksek başarı istiyorlar. Bu nedenden dolayı özellikle interview için çağırılan öğrencilerimizin en çok üzerinde durulduğu konulardan bir tanesi gerçek anlamda kendi alanlarında tüm bu akademik çalışmaların ötesinde, araştırma projelerinde de belli bir noktaya gelmiş olanların tercih ediliyor olması. Interview sonuçlarını göreceğiz. Ama genel anlamda Imperial, UCL gibi dünyanın en iyi global anlamdaki üniversiteleri, Manchester, King’s College gibi diğer bunu takip eden üniversiteler ise kriterler anlamında artık, SAT’ı da ister konumda. Yani siz sadece AB, IB sınavlarına girmeniz değil, aynı zamanda belli bir puan SAT’ınızın da olması gerekiyor. Hatta SAT Subject’leri bile talep ediyor oluyorlar. O yüzden şunu görüyoruz ki, dünyadaki en iyi A+ ya da A- üniversiteler, kendilerini yeniden yapılandırarak,artık ortak; aynı belli sınavları ve belli içerikleri ister konumda. Sizce neden? Çok açık. Bu üniversiteler artık ekonominin, inovasyon ve teknolojinin tam ortasında yer alan üniversiteler olmaları nedeniyle, seçtikleri öğrencilerin de bu kalitede şimdiden hazır olarak gelmiş olmalarını istiyorlar ve bu hazırlık içinde de öğrencilerini en kısa zamanda Ar-Ge projeleri içinde yer almaları istiyorlar. Örneğin Cambridge, yapay zekâ konusunda inanılmaz bir kümelendirme oluşturuyor. Aynı kümelendirmeyi “new media” alanında King’s College ve Manchester’da görüyoruz. UCL ve Oxford ise, özellikle, yaşlanan toplum için inanılmaz anlamda “yaşam bilimleri”nde müthiş bir farklılık oluşturmuş konumda. Özellikle üzerine basa basa duruyorum ki bunun çok dikkat edilmesi gereken bir husus olarak özellikle öğrencileri uyarıyorum. Artık sadece makine mühendisliği, elektrik-elektronik, kimya ya da inşaat gibi mühendislik alanında değil; aynı zamanda mutlaka bunun yanında yabancı dil yeterliği kadar, sizin bilgisayar ya da bilgisayar dilleri konusunda yetkinliğinizi de arttırıyor olmanız lazım. Kısacası, bu son toplantıda da belirtildiği gibi, sadece mühendislik eğitimi, teknikerlik eğitimi gibi görülüyor. Eğer bunların yanında yapay zekâ, makine öğrenmesi “big data” alınmadığı takdirde bunun bir mühendislik olarak nitelendirilmediği göz önünde bulunduruluyor. Bu yüzden İngiltere başvurularında en çok dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesi gerçekte kendinizi hem akademik anlamda yapılandırmanız, hem de IB ile, IB’yi de riske atmamak için AP ile desteklenmiş bir başvuru sürecini yakalamanız, bu süreçler içinde de kendinizi üniversitelerin nezdinde sizi tercih eden mentor’lar tarafından tercih edilme sürecinde yapmış olduğumuz Ar-Ge projelerinizin, employment’larınızın çok ciddi stratejik olarak yapılıyor olması lazım.

Size bundan önce çok çok kez bahsettim. 2020 ve sonrası çok şeyler değişecek. Üniversiteler bu anlamda en kritik yerlere ve en önemli merkezlerin en önemli, can alıcı alanları olacak. Bu nedenle, üniversiteler artık çıkış basamaklarını oluşturan en önemli merkezler. Bu merkezlerde yer almak, bu merkezlerin içinde fark yaratabilmek için ise lise döneminde 9-10-11 ve -son sene çok geç olabilir- belki 12. sınıfın başında çok düzgün hazırlanmak gerekiyor. Bu nedenden dolayı aileleri özellikle uyarıyorum ki, lütfen internet sitelerine bakmakla kalmayın. Uzman ve konusunda gerçekten yetkin olan kişilerle birlikte çalışın. Çünkü bugün pek çok öğrencinin Yanlış bilgilendirmeden ya da yeterince doğru bilgilendirilmemeleri nedeniyle gerçekten açıkta kaldığını ya da istediği üniversiteden kabul alamadığını görüyoruz. Bu nedenle, İngiltere başvuruları tekrardan yapılanmakta, İngiltere başvuruları süreçlerinde özellikle dikkat edilmesi gereken unsurların neler olduğunu çok iyi takip etmek gerekmekte.

İngiltere’de eğitim ile ilgili daha fazla bilgi almak için YouTube videoma göz atabilirsiniz.